✦ Fantastik masalı
Rüzgârın Taşıdığı Kale
Kalenin en yüksek penceresinden gelen kâğıt kuş, yalnızca rüzgârın okuyabildiği bir davet taşıyordu.
Ece, balkonuna konan kâğıt kuşu açtığında içinden incecik bir harita çıktı. Haritadaki kale, her akşam rüzgâr nereye eserse oraya taşınıyordu.
Davetin altında tek bir cümle yazıyordu: “Yolunu bulmak isteyen, önce dinlemeyi öğrenmeli.” Ece, evdeki en sessiz şeyi seçti: büyükbabasının eski pusulasını. Pusula kuzeyi göstermiyordu; rüzgârın hikâye anlatmak istediği yöne dönüyordu.
Tepeye vardığında kale çoktan havalanmıştı. Duvarları bulutların içinden geçiyor, bayrakları güneşin son ışığını topluyordu. Ece korkmak yerine gözlerini kapattı. Çanların sesini, kuşların kanat çırpışını ve ağaç yapraklarının fısıltısını bir araya getirdi.
Bu seslerin arasında ince bir ıslık duymaya başladı. Pusula o tarafa döndü. Ece ıslığı izleyince, rüzgârın kaleyi taşımak için yorulduğunu fark etti. Yanındaki kâğıt kuşu açıp küçük bir yel değirmeni yaptı ve en yüksek çalıya bıraktı.
Yel değirmeni dönmeye başlayınca rüzgâr gülümsedi. Kale alçalıp tepenin üzerine kondu. İçeride kimse yoktu; yalnızca boş bir masada Ece’ye bırakılmış yeni bir kâğıt kuş vardı. Üzerinde “Dinleyenler her yere varır,” yazıyordu.